Sunday, November 16, 2014

Foundation Louis Vuitton

 Gehry eserleri ile ilk defa New York' ta yaşadığım zamanlarda tanıştım. Ardından Los Angeles ve Barselona geldi. Kendisiyle son karşılaşmamız ise Bilbao Guggenheim Müzesi'nde gerceklesti. Bu karşılaşmadan sonra gördüğüm o ihtişamlı ve bir o kadar da kendi halindeki gemiden o kadar etkilenmiştim ki adeta bir ressama veya heykeltırasa duyulan hayranlığı bir de mimara duymus oldum ve Paris'e inşa edecegi Louis Vuitton vakfını yıllarca bekledim. Işte o an gelmişti ve biz parizyenler 27 Ekim sabahına gözlerimizi açtığımızda Gehry yapacağını yine yapmış ve uzay gemisini şehrin ortasına, en yesil alanına bırakıp çoktan Abu Dahabi'de yapacağı yeni Guggenheim projesi için yola koyulmuştu. Bize ise sadece bu garip beyaz şeyin neye benzediğini bulmak kalmıştı. 

I met Gehry's works for the first time when I was living in New York which was followed then by Los Angeles and Barcelona. Our last encounter was in Guggenheim Museum in Bilbao. I was so fascinated by this magnificent and humble ship in this last meeting that I admired an architect in the way people admire a painter or a sculptor and I waited for the Louis Vuitton Foundation to be founded in Paris for years. That moment finally came and when we, Parisians, woke up on October 27, Gehry display his ability once again and place the space ship in the middle of the city, in its greenest area, and set off for the new Guggenheim Project in Abu Dhabi. Meanwhile, we were trying to figure out what this white object resembled.

Paris'in son güneşli gününde bisikletime atlayıp, biraz Seine biraz da Champs Elysée yokuşlarını dağ bisikletçisi edalarında zorlanmıyormuşcasına tırmanıp kendimi Boulogne ormanlarında buldum, jardin d'Acclimation kapısından içeriye girdim ve işte modern zamanların cennetinde camdan geometrik oasisim oracıkta beni bekliyordu. Bir an önce bu sanat eserinin içindeki diğer eserleri görmek istiyordum. Kapıda bizi selamlayan pırlanta parlaklığındaki meşhur LV amblemine bir selam çakıp, François Holland' ın açılış konuşmasında yaptığı “ışık katedrali” benzetmesindeki gibi, birbirinden farklı renklerin içinde kayboldum. 
I got on my bike on a sunny Paris day and pretended to ride it with difficulty towards slopes in Champ Elysée and Seine like a mountain biker to end up in Boulogne forest. I entered Jardin d'Acclamation Gate and there waited the paradise of modern times, my geometric oasis made from glass. I was looking forward to see other works of art in this work of art. Greeting the famous LV logo on the door which gleamed like a diamond, I was finally lost in a party of different colours similar to the metaphor François Hollande used in the opening ceremony: "cathedral of lights". 

Içeride sizleri 11 galeri ve bir de 350 kişilik oditoryum karşılıyor. 
Inside the building, you are welcomed by 11 galleries and an auditorium of 350 people.

Binanın en alt katında şüphesiz 7 den 70 e herkesin ilgisini çekecek Izalanda' lı sanatçı Olafur Eliasson'un sularla kaplı basamakların yumuşak sarı tonlarla aydınlatılmış aynalarla buluşan yer altı odasını göreceksiniz. Eliasson eserini “ufkun içinde” olarak adlandırıyor ve bildiğimiz “ufuk” tanımının şu sözlerle dışına çıkıyor: “Aslında, eğer kendi ufkumuzun içerisinde yürüyebilseydik, bir yer altı odası kadar kapalı, ayna kadar yansıtıcı ve ışık kadar kısa süreli hissettirirdi. Bana göre, ufuk bir çizgi değil; sadece bir boyut. Bir insanın kendi ufkunu zorlaması aslında doğrusallığı sınaması ve yeni bir tane yaratmasıdır.” 
In the ground floor of the building, you will see famous Icelandic artist Olafur Eliasson's grotto which is covered with water and embraced by mirrors which are illuminated by pale yellow lights. Eliasson calls his work "within the horizon" and goes beyond the common definition of horizon: "If we were able to walk within our own horizon, it would feel as closed as a grotto, as reflective as a mirror and as ephemeral as a light. To me, horizon is not a line; it's a dimension. To challenge one's own horizon is to challenge linearity and create a new one." 

Koleksiyondaki diğer önemli isimler; geometrik formlardaki tablolarıyla Ellsworth Kelly' e, “Emperss of India II” isimli ışıklı geometrik panosuyla Bertrand Lavier'e, devasa büyüklükteki Thomas Schutte' nin konuşamadıklarımız ve cevap veremediklerimizin arayışına girdiği “Mann in Matsch” heykeline, Christian Boltanski'nin 1944 yılından yani doğum gününden 2014 e kadar olan önemli olayların birleştirildiği, istendiği zaman izleyicinin durdurabildigi “6 septembres”  videosuna ve son olarak Gerhard Richter'in “Wald” isimli tablosuna göz atmadan çıkmayın. 
In addition, do not leave here before having a look at the other important names in the collection like Ellsworth Kelly's paintings in geometric forms, Bertrand Lavier's illuminated neon tubes "Empress of India II", Thomas Schutte's "Mann in Matsch" sculpture in which he seeks for what we cannot talk about and answer, Christian Boltanski's "6 Septembres" video where he combined important events from 1944, i.e. his birth, until 2014 and which can be paused by spectators and, finally, Gerhard Richter's painting "Wald". 

Koleksiyonun beklentilerinizi karsilayip karsilayamayacagi bilinmez fakat sanatla dolu bir pazar gunu gecirmek icin pek ala uygun bir yer. Kitabinizi veya derginizi kapin, sehrin yukarisindaki bu ormanlik alana gelin cimlere yayilin piknik cantalarinizi acin ve temiz havayi icinize cekin. Zamanin nasil gectigini anlamayacaksiniz bile bir de bakmissiniz ki rezervasyon vaktiniz gelmis. Kucuk bir degisime hazir olun doga ananin mucize sanat eserinden, insan elllerinin degdigi baska bir esere gecmektesiniz. 
I don't know if it's going to meet your expectations or not but still it's a perfect place to make an art sunday. Pick a book or magazine, go through the woods, lay down on the grasses, maybe little bit of snacks -kind of a picnic- than here your time is up for space ship. You are ready to a little transition; from a mother nature's paradise, through a man-made wonder.  

Daha fazla bilgi ve guncel aktiviteler icin web sitesi ni ziyaret edebilirsiniz.
For more information and activities you can visit its web page .

H&M Trend top / COS pants / Repetto shoes 

    Photo credit Jean Baptiste Herrera

Sunday, November 9, 2014

Cycling in Paris

When I was young, I used to expect Parisians to wear little black berets, to bicycle about with strings of garlics around their necks, and to brandish long sticks of bread, just like they used to do in school textbooks. 
                                                                      -Craig Brown

Locations: Place des Vosges and my garden 

Zara dress & trench / Repetto ballerinas 

So so so.... many thanks to Aysun Karaalioglu for these excellent photos and for a wonderful day <3

Friday, October 31, 2014

Mirador de Ulía

Ikinci evimiz olan Bask bolgesinden yeni donduk ama aklimizin da orda kaldigini, Paris'in katlanilmaz havasina hemen adapte olamadigimizi itiraf etmeliyim ki bu ozlemi bir postla gidereyim istedim. Sayfamin sag tarafindaki gezi linklerinde daha once bu bolgedeki degisik sehirlerden bahsetmistim dilerseniz oradan inceleyebilirsiniz. Bu kez amacimiz farkli. Fotograflar baska yerlerden, tarihlerden ve mekanlardan. Cektigimiz outfit fotograflari gectigimiz haftasonundan, birbirinden leziz yemekler ise bir onceki Bask ziyaretimizden Hem ne farkeder ki ikisinin de ortak bir ozelligi var: dunyanin en guzel cografyalarindan birine Bask Bolgesine ait olmalari. 

We'are just back from our second home Basque Country. But I should admit that we have still hardships adapting to boring Parisian weather and our minds are still there so decided to sooth this pain with this post. If you want, you can check my different posts about Basque Country from travel links on the right side of the page, but this time my mission is quite different. I prepared the most complex post ever. Pictures are belong to different times and places. Even so, they have one common feature : they both are belong to Basque Country which has one of the most impressive geography in the world. 

Bask Pelota'si oynayan cocuklar. 
Children are playing Basque Pelota. 

Ispanya'nin bir cok sehrinde bulundum hatta 6 ay gibi kisa bir sure ile de bu guzel ulkede yasadim. Burayi ziyaret etmek isteyen bir cok arkadasimin "bu zamana kadar seni en cok kendine baglayan sehri neresi oldu?" sorularina ise cevabim hep neredeyse her yaz gidebilecek kadar sansli oldugum San Sebastián'i ziyaret etmeden donmeyin oldu. Kimilerinizin ama Ezgi Barselona'ya ve diger guzel sehirlerine haksizlik ediyorsun dediginizi duyar gibiyim. Evet guzel sehir ama belkide o zamanlar neredeyse her iki haftada bir orada oldugumdan pek bir espirisi de  kalmadi benim icin, Endulus tarih kokuyor etkiliyor ama San Sebastián'da karniniz doyuyor !!! Plajlari, tarihi ve gece hayati ile de gonlunuzu fethediyor. Buradan ve buradan daha onceki St Sebastian postlarina bakalbilirsiniz fakat bu kez St Sebastian'in bambaska bir ozelliginden bahsedecegim. 

I've been many places in Spain and even lived in this lovely country for 6 moths. Many people, friends are asking me before their visit that by which part I am mostly amazed. My answer is clear: Don't back without visiting San Sebastián  I'm lucky enough to visit this cute city almost every summer and discovering something new even though it's quite small. I feel like hearing your murmurings " but Ezgi it's not fair for Barcelona and many other beautiful cities in Spain !!! ". Yes, it's a beautiful city but maybe I've been many times in a short time it lost its charm on me. Andalusia yes it smells history in everywhere of it but San Sebastián makes you eat your fill !!! With its beaches, history and night life impress you in that moment. You can check my previous post about San Sebastián from here and here . But in this one I'm gonna talk about different characteristics of it. 

(This picture is taken from an unknown webpage )

Bask bolgesi,  gurmelerin ve agiz tadini bilenlerin her sene ziyaret ettigi gastronomik acidan cok onemli olan bir bolge. Odullu avant-garde restoranlariyla, pintxos (tapas) barlariyla dunya capinda unlu bir yer. Toplamda 25 Michelin yildizli ve St Pellegrino Dunyanin en iyi 50 Restorani listesinde de 4 tane restorani bulunuyor. Anlayacaginiz, buraya geleni karnini, ruhunu iyice doyurmadan gondermiyorlar. San Sebastián bu bolgede en iyi yemekleri yiyeceginiz adreslerin en basinda geliyor. Hatta buranin avrupanin culinary merkezi oldugunu, dunyada en iyi yemegi burada yiyeceginizi soyleyen unlu seflerin ve gurmelerin deyisleri de mevcut. 

The Basque country is a famous gastronomic location, attracting foodies and gourmets at all times of the year. It has a world-wide fame thanks to award winning pintxos (tapas) houses and avant-garde restaurants. Also these restaurants have 25 Michelin stars in total, 16 belongs to San Sebastián, and 4 of them in the list of St. Pellegrino World's 50 Best Restaurants. As you understand coming by here you don't discover just a city you feed your stomach and soul with excellent cuisine. San Sebastián is the head place in this location that you can eat the best food. There are even quotes by famous chefs and gourmets that " culinary capital of Europe, best place to eat in the world". 

Mirador de Ulía ise henuz 1 Michelin yildizli enfes manzarali San Sebastián harikalarindan sadece bir tanesi. Karsi tepecikten, en kisa zamanda denemek istedigim bir diger onemli restorant olan Arzak ile birbirlerine hirsli bakislar atsalarda ben biliyorum ki San Sebastián emin ellerde. Simdi sizleri goruntu kalitesi dusuk ama lezzet kalitesi bakimindan yuksek seviyeli yemeklerle basbasa birakiyorum. 

Mirador de Ulía with its one star is just one of the wonders of San Sebastián. Although it cast ambitious glances to the Arzak (another important restaurant that I want to try) on the adverse hill, I know that San Sebastián is in safe hands with its important guardians. Now, I leave you alone with the lover quality pictures and higher quality foods. 

Yemek ile yemek arasinda fark oldugunu cocuklugumdan beri iyi bilirim. Bu farki bilenler bu son San Sebastián anonsu sizler icin. Buraya gelin, islevlerini bitirmeden midenizi ve ruhunuzu doyurun.  

There is a difference between eating and eating good food and I know this difference since I was kid. And if you are one of us this is the last announce for San Sebastián. Come here and enjoy your soul and stomach before they become useless. 

Zara shirt /  Cheap Monkey jeans /  Repetto shoes /  Celine trio bag